EZAN – KAMET
اَللّٰهُ اَكْبَرُ ،اَللّٰهُ اَكْبَرُ
اَللّٰهُ اَكْبَرُ ،اَللّٰهُ اَكْبَرُ
(Allah en büyüktür.)
اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ
اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ
(Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur.)
اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ
اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ
(Şahitlik ederim ki Hz. Muhammed Allah'ın elçisidir.)
حَىَّ عَلَى الصَّلاَةِ
حَىَّ عَلَى الصَّلاَةِ
(Haydi Namaza)
حَىَّ عَلَى الْفَلاَحِ
حَىَّ عَلَى الْفَلاَحِ
(Haydi Kurtuluşa)
قَدْ قَامَتِ الصَّلاَةُ قَدْ قَامَتِ الصَّلاَةُ
(Namaz Başladı. “Bu kısım kamet ederken okunur”)
اَلصَّلَاةُ خَيْرٌ مِنَ النَّوْمِ
(Namaz uykudan hayırlıdır. “Bu kısım sabah ezânında okunur.”)
اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ
(Allah en büyüktür)
لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ
(Allah’tan başka ilah yoktur.)
SUBHANEKE
سُبْحَانَكَ اَللّٰهُمَّ وَبِحَمْدِكَ وَتَبَارَكَ اسْمُكَ وَتَعَالٰى جَدُّكَ (وَجَلَّ ثَنَآئُكَ) وَلاَ اِلٰهَ غَيْرُكَ
Anlamı: Allah’ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin adın mübarektir. Varlığın her şeyden üstündür, (şanın yücedir)*. Senden başka ilâh yoktur.
*Parantez içindeki bölüm yalnızca cenaze namazında okunur. Bunun sebebi Namazın başında okunan “Sübhâneke” zikri ile ilgili sahih hadislerde “ve celle senâüke” lafzı yer almamasıdır.(Ebû Dâvûd, Salât, 124) Cenaze namazı ise, ölüye dua olduğu için, başka duaların da yapılması mümkün olduğu gibi, “Sübhaneke” zikrine “Allah’ım senin şanın yücedir” anlamındaki “celle senâuke” ifadesi de eklenebilir (Tahtâvî, Hâşiye, s. 58; Mehmet Zihnî, Nîmet-i İslam, s. 427)
ETTEHİYYATÜ
اَلتَّحِيَّاتُ لِلّٰهِ وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ اَيُّهَا النَّبِىُّ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلٰى عِبَادِ اللّٰهِ الصَّالِحِينَ اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَاَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ
Anlamı: Her türlü kavli, bedeni ve mali ibadetler Allah'a mahsustur. Ey şânı yüce Peygamber, selam ve Allah'ın rahmetiyle bereketleri senin üzerine olsun ve selam bizlere ve Allah'ın sâlih kulları üzerine olsun. Ben şehadet ederim ve yakinen bilirim ki, Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. Ve şehadet ederim ki Hazret-i Muhammed Allah'ın kulu ve Resûlüdür.
ALLAHÜMMESALLİ
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلٰى اِبْرَاهِيمَ وَعَلٰى اٰلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
Anlamı: Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.
ALLAHÜMMEBARİK
اَللّٰهُمَّ بَارِكْ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلٰى اِبْرَاهِيمَ وَعَلٰى اٰلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
Anlamı: Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.
RABBENA DUALARI
رَبَّنَا اٰتِنَا فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Anlamı: Allah’ım! Bize dünyada iyilik, güzellik ve nimet ver, ahirette de iyilik, güzellik ve nimet ver. Bizi ateş azabından koru.
رَبِّ اجْعَلْنٖى مُقٖيمَ الصَّلٰوةِ وَمِنْ ذُرِّيَّتٖى رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ
Anlamı: Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle. (İbrahim Suresi 40. Ayet)
رَبَّنَا اغْفِرْ لٖى وَلِوَالِدَیَّ وَلِلْمُؤْمِنٖينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ
Anlamı: Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, ana babamı ve inananları bağışla. (İbrahim Suresi 41. Ayet)
KUNUT DUALARI
اَللَّهُمَّ إِنَّا نَسْتَعِينُكَ وَ نَسْتَغْفِرُكَ وَ نَسْتَهْدِيكَ ﴿﴾ وَ نُؤْمِنُ بِكَ وَ نَتُوبُ اِلَيْكَ ﴿﴾ وَ نَتَوَكَّلُ عَلَيْكَ وَنُثْنِى عَلَيْك اْلخَيْرَ كُلَّهُ نَشْكُرُكَ وَ لاَ نَكْفُرُكَ ﴿﴾ وَ نَخْلَعُ وَ نَتْرُكُ مَنْ يَفْجُرُكَ
اَللَّهُمَّ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَ لَكَ نُصَلِّى وَ نَسْجُدُ ﴿﴾ وَ اِلَيْكَ نَسعْىَ وَ نَحْفِدُ ﴿﴾ نَرْجُو رَحْمَتَكَ وَ نَخْشَى عَذَابَك ﴿﴾ اِنَّ عَذَابَكَ بِاْلكُفَّارِ مُلْحِقٌ
Anlamı: Allah'ım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tövbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile överiz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkâr etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkâr eden ve sana karşı geleni bırakırız.
Allah'ım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kâfirlere ve inançsızlara ulaşır.
EZAN DUASI
اَللّٰهُمَّ رَبَّ هٰذِهِ الدَّعْوَةِ التَّآمَّةِ وَالصَّلاَةِ الْقَآئِمَةِ اٰتِ مُحَمَّدًانِ الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًانِ الَّذِى وَعَدْتَهُ
إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ الْمِيعَادَ
Anlamı: Ey şu eksiksiz davetin ve kılınacak namazın rabbi Allahım! Muhammed'e vesîleyi ve fazîleti ver. Onu, kendisine vaadettiğin makâm-ı mahmûda ulaştır. Sen, vaadinden asla caymazsın!
Rükûda okunacak dua
سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ
Anlamı: Büyük olan Rabbim her türlü kusurdan uzaktır.
Rükûdan doğrulurken okunacak dua
سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهْ
Anlamı: Allah, kendisine hamd edeni işitir.
Rukûdan doğrulduktan sonra okunacak dua
رَبَّنَا لَكَ الْحَمْدْ
Anlamı: Rabbimiz! Her türlü övgü sana mahsustur.
Secdede okunacak dua
سُبْحَانَ رَبِّيَ الْأَعْلٰ
Anlamı: Yüce olan Rabbim her türlü kusurdan uzaktır.
Selam
ٱلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ ٱللَّٰهِ
Anlamı: Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.
Hazırlayan : Kudret TURAL
Not : Herhangi bir yanlışlık veya eksiklik görürseniz iletişim formundan bana ulaşarak bildirirseniz sevinirim, inşâallah faydası dokunur.