26 Aralık 2021 Pazar
Grup Genç Sevdaları Yaşamak
rüzgâra durdum vakitler kudurgun
ölüp ölüp dirilerek
sevdaları yaşamak
kan ter içinde
sevgiliye kavuşmak
canın canıma
kanın ruhuma
can versin canan
şimdi geride tertemiz yüzler
sevdanla yanıp yolunu izler..
Cuma Namazı ve hutbe duaları
Cuma namazı nasıl kıldırılır ?
HUTBE BÖLÜMLERİ VE OKUNACAK DUALAR
Camide hutbenin okunduğu yere “minber” denir. Hutbe okumak için minbere çıkış ve inişlerde, konuşma öncesi ve sonrasında okunacak dualar vardır.
Minber kapısına doğru yönelince:
بِسْمِ اللّٰهِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ
“Allah’ın adıyla, hamd Allah'a, salat ve selam Hz. Muhammed (sav) e, ailesi ve ashabının üzerine olsun”
Hatip minbere çıkmadan basamakların önünde durarak ellerini açar ve şu duayı okur:
اَللّٰهُمَّ افْتَحْ عَلَيْنَا اَبْوَابَ رَحْمَتِكَ وَ يَسِّرْ عَلَيْنَا خَزَائِنَ فَضْلِكَ وَ كَرَمِكَ يَا اَكْرَمَ الْاَكْرَمِينَ وَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
“Ey cömertlerin en cömerdi ve ey merhametlilerin en merhametlisi olan Allah’ım! Bize rahmet kapılarını aç; iyilik ve kereminin hazinelerine ulaşmamızı bize kolaylaştır.”
Dua bitince ellerini yüzüne sürer ve sağ ayağı ile ilk basamağa adımını atar, sol ayağını onun yanına almak suretiyle bu şekilde üçüncü basamağa kadar çıkar.
رَبِّ اشْرَحْ لىِ صَدْرِى وَيَسِّرْ لىِ اَمْرِى وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانىِ يَفْقَهُوا قَوْلىِ رَبِّ قَدْ اَتَيْتَنِى مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِى مِنْ تَأْوِيلِ اْلأَحَادِيثِ رَبِّ زِدْنىِ عِلْمًا وَفَهْمًا وَأَلْحِقْنىِ بِالصَّالِحِينَ
“Rabbim! Gönlüme ferahlık ver. İşimi kolaylaştır. Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar. Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Rabbim! İlmimi ve anlayışımı artır ve beni sâlihlerden eyle.”
Dua bitince ellerini yüzüne sürer ve aynı şekilde yedinci basamağa çıkar.
Yedinci basamakta da ellerini açarak şu duayı okur:
اَللّٰهُمَّ هٰذَا الشَّأْنُ لَيْسَ بِشَأْنىِ وَهٰذَا الْمَكَانُ لَيْسَلِينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ اْلعَالَمِينَ
“Allah’ım! Bu şerefi ben elde etmedim, sen verdin; bu makamı ben kazanmadım, sen verdin. Allah’ım! İşimi kolaylaştır ve yaptığım işi kabul eyle! Bütün nebî ve rasûllere selâm olsun. Bütün kâinatın sahibi Allah’a hamd olsun.”
Dua bitince cemaate döner, oturur ve okunacak olan iç ezanı dinler.
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ اْلعَالَمِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلٰى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِهِ وَ اَصْحَابِهٖ أَجْمَعِينَ نَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ وَنَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ. أَمَّا بَعْدُ فَيَا عِبَادَ اللّٰهِ اِتَّقُوا اللّٰهَ وَأَطِيعُوهُ إِنَّ اللّٰهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَوْا وَالَّذِينَ هُمْ مُحْسِنُونَ
“Her türlü övgü âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. Salât ve selâm Peygamberimiz Muhammed (s.a.s.)’e, ehli ve ashabının hepsine olsun. Biz tanıklık ederiz ki bir tek Allah’tan başka ilâh yoktur, O’nun ortağı yoktur. Yine tanıklık ederiz ki Muhammed, Allah’ın kulu ve elçisidir.
Ey Allah’ın kulları! Allah’a karşı gelmekten sakının, O’na itaat edin. Şüphesiz Allah, muttakilerle beraberdir, işleri ve görevleri en güzel biçimde yapanlarla beraberdir.”
أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيم
(konu ile ilgili ayet okunur)
صَدَقَ اللَّهُ الْعَظِيمْ
veya âyet uzun olursa uygun bir yerinden kısaltma yapılarak إِلىَ آخِرِ الْآيَةِ denilip sonrasında
صَدَقَ اللَّهُ الْعَظِيمْ denilir.
(konu ile ilgili hadis okunur)
صَدَقَ رَسُولُ اللّٰهِ فِيمَا قَالْ أَوْ كَمَا قَالْ
veya hadis uzun olursa uygun bir yerinden kısaltma yapılarak إِلىَ آخِرِ الْحَدِيثِ denilip sonrasında صَدَقَ رَسُولُ اللّٰهِ فِيمَا قَالْ أَوْ كَمَا قَالْ denilir.
وَقَالَ عَلَيْهِ الصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ اَلتَّائِبُ مِنَ الذَّنْبِ كَمَنْ لاَ ذَنْبَ لَهُ أَسْتَغْفِرُ اللّٰهَ اْلعَظِيمَ وَأَتوُبُ إِلَيْهِ وَأَسْأَلُ اللّٰهَ لِي وَلَكُمُ التَّوْفِيقَ
“Peygamber (s.a.s.); ‘Günahına tövbe eden, hiç günah işlemeyen kimse gibidir’ buyurmuştur. Yüce Allah’tan bağışlanmamı diler, O’na tövbe ederim. Kendim ve sizin için başarı dilerim” şeklinde dua okur.
اَلاَ اِنَّ اَحْسَنَ الْكَلَامِ وَاَبْلَغَ النِّظَامِ كَلَامُ اللَّهِ الْمَلِكِ الْعَزِيزِ الْعَلاَّمِ
كَمَا قَالَ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى فِى الْكَلاَمِ وَاِذَا قُرِأَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
“Dikkat ediniz ki; Sözün en güzeli, Nizamın en kapsamlısı, Aziz, Mülk sahibi ve Her şeyi bilen Allah’ın kelamıdır. Yüce Allah-u Teala’nın Kur’anında buyurduğu gibi: “Kur’an okunduğu zaman, onu dinleyin ve susun, umulur ki merhamet edilirsiniz.”
اَعُوذُ بِاللَّهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ بِسْــــمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰـنِ الرَّحِيـمِ اِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللّٰهِ اْلاِسْلاَمِ
صَدَقَ اللّٰهُ الْعَظِيمْ
“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla: “Şüphesiz Allah katında din islamdır.”
Sonra oturarak şu duayı okur:
بَارَكَ اللّٰهُ لَنَا وَلَكُمْ وَلِسَائِرِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَاْلمُسْلِمَاتِ اَلْاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلأَمْوَاتِ إِنَّكَ سَمِيعٌ قَرِيبٌ مُجِيبُ الدَّعَوَاتِ
“Allah’ım! Bize, ölü ve diri, kadın ve erkek bütün mü’min ve Müslümanlara bereketini artır. Zira Sen duaları işitir ve kabul edersin.”
ِاَلْحَمْدُ لِلّٰهِ حَمْدَ اْلكَامِلِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلٰى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِهِ وَاَصْحَابِه أَجْمَعِينَ * تَعْظِيمًا لِنَبِيِّهِ وَتَكْرِيمًا لِصَفِيِّهِ فَقَالَ عَزَّ وَجَلَّ مِنْ قَائِلٍ مُخْبِرًا وَآمِرًا* إِنَّ اللّٰهَ وَمَلاَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلٰى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ اۤمَنوُا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّموُا تَسْليِمًا
“Kâmil manada Allah’a hamd olsun. Salât ve selâm Peygamberimiz Muhammed’e, bütün aile fertlerinin ve ashabının üzerine olsun. Yüce Allah; ‘Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin’ buyurmuştur.
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اۤلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلٰى إِبْرَاهِيمَ وَعَلٰى اۤلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ * وَبَارِكْ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اۤلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلٰى إِبْرَاهِيمَ وَعَلٰى اۤلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
Allah’ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ev halkına rahmet eyle; şerefini yücelt, İbrahim'e ve İbrahim'in ailesine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.
Allah’ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ailesine hayır ve bereket ver, İbrahim'e ve İbrahim'in ailesine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.”
İstenirse şu dua da okunur:
اَللَّهُمَّ وَارْضَ عَنِ اْلاَرْبَعَةِ الْخُلَفَاءِ* سَيِّدِنَا اَبِى بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ وَعَلِىٍّ ذَوِى الصِّدْقِ وَالْوَفَاءِ* وَبَقِيَّةِ الْعَشَرَةِ الْمُبَشَّرَةِ وَآلِ بَيْتِ الْمُصْطَفَى* وَ عَنِ الأَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرِينَ وَالتَّابِعِينَ إلى يَوْمِ الْجَزَاءِ
Daha sonra;
اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ اْلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ*
اَللَّهُمَّ انْصُرِ الْإِسْلاَمَ وَ الْمُسْلِمِينَ* اَللَّهُمَّ اَيِّدْ كَلِمَةَ الْحَقِّ وَالدِّينِ*
Türkçe olarak da şu dua okunur:
“Allah’ım! İslâm’a ve müslümanlara yardım et! Devletimizi, ülkemizi ve milletimizi her türlü tehlikelerden koru! Bize dünya ve ahirette iyilikler ve güzellikler ihsan eyle! Bizi, ana-babamızı ve bütün mü’minleri bağışla! Şüphesiz sen dualarımızı işitir ve kabul edersin!”
Daha sonra;
عِبَادَ اللّٰهِ اِتَّقُوا اللّٰهَ وَأَطِيعُوهُ
“Ey Allah’ın kulları! Allah’a karşı gelmekten sakının ve O’na itaat edin” denir ve Nahl sûresinin 90. ayeti ve meali okunur:
أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ* بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
اِنَّ اللّٰهَ يَاْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْإِحْسَانِ وَاِيتَآئِ ذِي الْقُرْبٰى وَيَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَآءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
Şüphesiz Allah; adaleti, yararlı amelleri en güzel bir şekilde yapmayı ve akrabalara yardım etmeyi emrediyor; her türlü edepsizlik ve çirkinliği, haram ve kötülüğü, azgınlık ve zulmü yasaklıyor. O, düşünüp tutasınız diye size böyle öğüt veriyor.”
Hatip, hutbeyi bu şekilde tamamladıktan sonra minberden iner, namaz kıldırmak üzere mihraba geçer.
Müezzinlik ve Namaz Tesbihatı
İmam selam verdikten sonra
اَللّٰهُمَّ اَ نْتَ السَّلاَ مُ وَ مِنْكَ السَّلَامُ تَبَارَكْتَ يَاذَلْجَلَالِ وَلْاِكْرَامِ
Allah'ım sen selamsın. Selamet de sendendir. Ey celâl ve ikrâm sâhibi sen her türlü kusurdan münezzehsin, sen yücesin
عَلٰي رَسُو لِنَا صَلَوَاتٌ
Peygamberimiz(sav) üzerine salavat
سُبْحَانَ اللّٰهِ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ وَ لَااِلَاهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاللّٰهُ اَكْبَرْ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّابِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمُ
Allah şerikten (ortaklık) ve kusurdan uzaktır. Her türlü hamd ve minnet Allah'a mahsustur. Allah'tan başka ilah yoktur. Güç ve kuvvet ancak yüce ve azamet sahibi olan Allah'a mahsustur.
Ayetel Kürsi
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ
﴿اَللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ ۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ ۚ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ ۗ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِندَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ ۚ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ۖ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ ۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ ۖ وَلَا يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا ۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ﴾
Allah, O’ndan başka tanrı yoktur; diridir, her şeyin varlığı O’na bağlı ve dayalıdır. Ne uykusu gelir ne de uyur. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. O’nun izni olmadıkça katında hiçbir kimse şefaat edemez. Onların önlerinde ve arkalarında olanları O bilir. O’nun ilminden hiçbir şeyi -dilediği müstesna- kimse bilgisi içine sığdıramaz. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine almıştır. Onları korumak kendisine zor gelmez. O yücedir, mutlak büyüktür.
وَ هُوَ الْعَلِىُّ الْعَظِيمُ ذُولْجَلاَلِ سُبْحاَنَ اللّٰهِ
Herkes 33 kez; سُبْحاَنَ اللّٰهِ der. Anlamı: Allah noksan sıfatlardan uzaktır.
سُبْحاَنَ الْكَرٖيمِ دَٓاءِمَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ
Herkes 33 kez; اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ der.
رَبِّ الْعَالَمٖينَ تَعاَلٰى شَانُهُ اللّٰهُ اَكْبَرْ
Herkes 33 kez; اَللّٰهُ اَكْبَرْ der. Anlamı: Allah en büyüktür.
لَاأِلَاهَ اِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لاَ شَرٖيكَلَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلىَ كُلِّ شَيْءِِقَدِيرُ
Anlamı: “Allah Teâlâ'dan başka ilah yoktur, tek ilah sadece odur, ortağı da yoktur. Bütün mülk ona aittir. Bütün hamd ve senalar onadır. Her şeye kadirdir.
َسُبْحاَنَ ربِّىَ الْعَلِىِّ ااَعْلَ لْوَهاَّبْ
Anlamı: Yüce, ulu ve lütufkâr olan Rabbimi tesbih ederim.
Namazda okunan dualar arapça yazılışları ve anlamları
EZAN – KAMET
اَللّٰهُ اَكْبَرُ ،اَللّٰهُ اَكْبَرُ
اَللّٰهُ اَكْبَرُ ،اَللّٰهُ اَكْبَرُ
(Allah en büyüktür.)
اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ
اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ
(Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur.)
اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ
اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ
(Şahitlik ederim ki Hz. Muhammed Allah'ın elçisidir.)
حَىَّ عَلَى الصَّلاَةِ
حَىَّ عَلَى الصَّلاَةِ
(Haydi Namaza)
حَىَّ عَلَى الْفَلاَحِ
حَىَّ عَلَى الْفَلاَحِ
(Haydi Kurtuluşa)
قَدْ قَامَتِ الصَّلاَةُ قَدْ قَامَتِ الصَّلاَةُ
(Namaz Başladı. “Bu kısım kamet ederken okunur”)
اَلصَّلَاةُ خَيْرٌ مِنَ النَّوْمِ
(Namaz uykudan hayırlıdır. “Bu kısım sabah ezânında okunur.”)
اَللّٰهُ اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ
(Allah en büyüktür)
لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ
(Allah’tan başka ilah yoktur.)
SUBHANEKE
سُبْحَانَكَ اَللّٰهُمَّ وَبِحَمْدِكَ وَتَبَارَكَ اسْمُكَ وَتَعَالٰى جَدُّكَ (وَجَلَّ ثَنَآئُكَ) وَلاَ اِلٰهَ غَيْرُكَ
Anlamı: Allah’ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin adın mübarektir. Varlığın her şeyden üstündür, (şanın yücedir)*. Senden başka ilâh yoktur.
*Parantez içindeki bölüm yalnızca cenaze namazında okunur. Bunun sebebi Namazın başında okunan “Sübhâneke” zikri ile ilgili sahih hadislerde “ve celle senâüke” lafzı yer almamasıdır.(Ebû Dâvûd, Salât, 124) Cenaze namazı ise, ölüye dua olduğu için, başka duaların da yapılması mümkün olduğu gibi, “Sübhaneke” zikrine “Allah’ım senin şanın yücedir” anlamındaki “celle senâuke” ifadesi de eklenebilir (Tahtâvî, Hâşiye, s. 58; Mehmet Zihnî, Nîmet-i İslam, s. 427)
ETTEHİYYATÜ
اَلتَّحِيَّاتُ لِلّٰهِ وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ اَيُّهَا النَّبِىُّ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلٰى عِبَادِ اللّٰهِ الصَّالِحِينَ اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَاَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ
Anlamı: Her türlü kavli, bedeni ve mali ibadetler Allah'a mahsustur. Ey şânı yüce Peygamber, selam ve Allah'ın rahmetiyle bereketleri senin üzerine olsun ve selam bizlere ve Allah'ın sâlih kulları üzerine olsun. Ben şehadet ederim ve yakinen bilirim ki, Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. Ve şehadet ederim ki Hazret-i Muhammed Allah'ın kulu ve Resûlüdür.
ALLAHÜMMESALLİ
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلٰى اِبْرَاهِيمَ وَعَلٰى اٰلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
Anlamı: Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.
ALLAHÜMMEBARİK
اَللّٰهُمَّ بَارِكْ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلٰى اِبْرَاهِيمَ وَعَلٰى اٰلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
Anlamı: Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim’e ve İbrahim’in ümmetine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.
RABBENA DUALARI
رَبَّنَا اٰتِنَا فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Anlamı: Allah’ım! Bize dünyada iyilik, güzellik ve nimet ver, ahirette de iyilik, güzellik ve nimet ver. Bizi ateş azabından koru.
رَبِّ اجْعَلْنٖى مُقٖيمَ الصَّلٰوةِ وَمِنْ ذُرِّيَّتٖى رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ
Anlamı: Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle. (İbrahim Suresi 40. Ayet)
رَبَّنَا اغْفِرْ لٖى وَلِوَالِدَیَّ وَلِلْمُؤْمِنٖينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ
Anlamı: Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, ana babamı ve inananları bağışla. (İbrahim Suresi 41. Ayet)
KUNUT DUALARI
اَللَّهُمَّ إِنَّا نَسْتَعِينُكَ وَ نَسْتَغْفِرُكَ وَ نَسْتَهْدِيكَ ﴿﴾ وَ نُؤْمِنُ بِكَ وَ نَتُوبُ اِلَيْكَ ﴿﴾ وَ نَتَوَكَّلُ عَلَيْكَ وَنُثْنِى عَلَيْك اْلخَيْرَ كُلَّهُ نَشْكُرُكَ وَ لاَ نَكْفُرُكَ ﴿﴾ وَ نَخْلَعُ وَ نَتْرُكُ مَنْ يَفْجُرُكَ
اَللَّهُمَّ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَ لَكَ نُصَلِّى وَ نَسْجُدُ ﴿﴾ وَ اِلَيْكَ نَسعْىَ وَ نَحْفِدُ ﴿﴾ نَرْجُو رَحْمَتَكَ وَ نَخْشَى عَذَابَك ﴿﴾ اِنَّ عَذَابَكَ بِاْلكُفَّارِ مُلْحِقٌ
Anlamı: Allah'ım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tövbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile överiz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkâr etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkâr eden ve sana karşı geleni bırakırız.
Allah'ım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kâfirlere ve inançsızlara ulaşır.
EZAN DUASI
اَللّٰهُمَّ رَبَّ هٰذِهِ الدَّعْوَةِ التَّآمَّةِ وَالصَّلاَةِ الْقَآئِمَةِ اٰتِ مُحَمَّدًانِ الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًانِ الَّذِى وَعَدْتَهُ
إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ الْمِيعَادَ
Anlamı: Ey şu eksiksiz davetin ve kılınacak namazın rabbi Allahım! Muhammed'e vesîleyi ve fazîleti ver. Onu, kendisine vaadettiğin makâm-ı mahmûda ulaştır. Sen, vaadinden asla caymazsın!
Rükûda okunacak dua
سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ
Anlamı: Büyük olan Rabbim her türlü kusurdan uzaktır.
Rükûdan doğrulurken okunacak dua
سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهْ
Anlamı: Allah, kendisine hamd edeni işitir.
Rukûdan doğrulduktan sonra okunacak dua
رَبَّنَا لَكَ الْحَمْدْ
Anlamı: Rabbimiz! Her türlü övgü sana mahsustur.
Secdede okunacak dua
سُبْحَانَ رَبِّيَ الْأَعْلٰ
Anlamı: Yüce olan Rabbim her türlü kusurdan uzaktır.
Selam
ٱلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ ٱللَّٰهِ
Anlamı: Allah’ın selamı ve rahmeti üzerinize olsun.
Hazırlayan : Kudret TURAL
Not : Herhangi bir yanlışlık veya eksiklik görürseniz iletişim formundan bana ulaşarak bildirirseniz sevinirim, inşâallah faydası dokunur.